İçeriğe geç

Mehmet Akif Ersoy hangi dönem şairidir ?

Mehmet Akif Ersoy Hangi Dönem Şairidir?

Evet, evet, “Mehmet Akif Ersoy hangi dönem şairidir?” sorusu, Türk edebiyatı dünyasında en çok kafa karıştıran, cevap arayan sorulardan biri olabilir. Ama hadi gelin, bu soruyu kafamızdaki karmaşadan çıkaralım. Çünkü bence bu soruyu anlamak, İzmir’de sabah kahvesi içmek gibi. Hem karmaşık, hem de tam anlamıyla keyifli… Tabii birazcık da fazlasıyla fazla düşünen bir adam olarak, böyle düşündüğüm için kendimle de dalga geçiyorum. Çünkü sonunda her şey ne kadar basitse, biz onu ne kadar büyütürsek, o kadar karmaşık hale getiriyoruz.

Mehmet Akif Ersoy, 1873 doğumlu, şairi ve yazarı olduğu kadar, toplumcu bir düşünür. Ama asıl mesele şu: O, hangi dönemin şairi? Gelin, bu soruyu gerçek bir İzmirli’nin gözünden, biraz mizah katıp, biraz da içsel bir sorgulamayla çözmeye çalışalım. Ne de olsa, hayat bir dönemden fazlası… Zaman, bazen insanın bir anında kaybolup gitse de bir şairin yazdığı şiirde o dönemin izleriyle tüm tarihi geçip gider.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Geçiş Dönemi: Dönemin Şairi Mehmet Akif

Öncelikle, Mehmet Akif Ersoy, Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarında doğmuş, fakat en önemli eserini Cumhuriyet dönemi öncesinde yazmış bir şairdir. Yani, kendisi aslında Osmanlı’nın son yılları ve Cumhuriyet’in ilk yılları arasında bir köprü gibi diyebiliriz. O zamanlar, “Osmanlı’da neler oluyor?” diye sorsalar, her şeyin karıştığı, pek de umutlu bir ortamda yaşadığını görmek şaşırtıcı olmazdı. Ama o dönemin içindeki karmaşayı anlamak için, biraz geri gitmek gerek.

İzmir’de mesela, arkadaş ortamında en sevdiğim espri şudur: “Düşünmek, akıl yürütmek var, bir de Mehmet Akif Ersoy gibi düşünmek var. Herkes gibi düşünen bir adamın, bir şairin şiirleri bu kadar derin olamaz.” Çünkü Akif gerçekten düşünceleriyle devrim yaptı. Osmanlı’nın son yıllarında memleketin halinden şikayetçi olan, çaresizlik içinde halkı bir araya getirmeye çalışan bir adamdı. Bir gün denk geldiğimde, Akif’e dair şöyle bir espri yapmıştım: “Vallahi bu adam, o dönemin Youtuber’ı gibiydi. Ama işi ‘reklam’ değil, ‘milletin kaderini değiştirecek şiirler’ yazmak üzerineydi.” Kimse benimle dalga geçmedi, çünkü işin sonunda gerçek buydu. Akif, sözlerinde derin bir anlam bulunduruyor ve herkese bir şeyler anlatıyordu.

Akif’in Şiirlerindeki Yansımalar: “Safahat” ve Dönemin Derinliği

Bir kere, Mehmet Akif’in en bilinen eseri Safahat da tam olarak bu dönemin izlerini taşıyan bir yapıt. “Safahat” 7 ciltten oluşan ve Akif’in toplumsal yapıyı, insanı, dini ve milli kimliği ele aldığı bir şiir koleksiyonu. İşte burada Akif’in hangi dönemin şairi olduğuna dair gerçek ipuçları gizli. Safahat’ı okumaya başladığınızda, o dönemin tüm sıkıntılarını, halkın duyduğu acıyı ve üzüntüyü hissedebilirsiniz. Şiirlerinde hem Türk milletinin toplumsal sorunlarını hem de Osmanlı’nın zayıf yönlerini anlatıyor. Yani, bu şair Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünden, Cumhuriyet’in yükselişine kadar olan o geçiş döneminin tam ortasında yer alıyor.

Benim İzmir’deki arkadaşlarım da genelde şöyle diyorlar: “Abi, bu Safahat’ı okuyup da Akif’in şairliğinden etkilenmemek mümkün mü?” Hah, işte bu noktada gerçekten derin düşünmeye başlıyorum, çünkü hayat bazen çok derin ama biz onu çok yüzeysel görmeye çalışıyoruz. Oysa ki Akif, o dönemlerde her şeyin dibe vurmuş olduğu zamanlarda, halkın gücünü, iradesini, ruhunu yeniden hayata geçirecek bir şair olarak ortaya çıkmış. Belki de en büyük başarılarından biri, hem halkın hem de zamanının sesi olmayı başarmasıydı.

İç Ses: Benimle Akif Arasında Bir Paralellik

Hadi gelin, bir anlığına durup, iç sesimi dinleyelim. Çünkü gerçekten de, Akif’i bir İzmirli olarak daha yakından anlamak için bazen böyle bir iç monolog şart. “Ya da belki de bu kadar kafayı takma, bırak biraz Akif’i de rahat bırak. O dönem bitti, biz yeni dönemin insanlarıyız.” Ama işte bu kadar basit değil. Çünkü Akif’in şiirlerine bakınca, “O zamanın insanı şimdi ne yapar?” sorusunu hemen soruyorum. Mesela, her gün arkadaşlarım şikayet ediyor: “Ya, bu kadar dertle ne yapacağız?” Ben de diyorum ki: “Vallahi, bence Akif de aynı şeye kafa yormuştu, ama onun cevabı hem derindi hem de basitti.” Çünkü Akif, bireysel acıları, toplumun büyük yaralarına dönüştürmeden, halkın özgürlük arayışına dönüştürmeyi başardı.

Cumhuriyet’in Başlangıcında Akif’in Etkisi

Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Mehmet Akif Ersoy’un etkisi devrim niteliğindeydi. Evet, Cumhuriyet’le birlikte pek çok şey değişti ama Akif’in şairliğinin toplum üzerindeki etkisi asla yok olmadı. Savaşlar, fakirlik, yoksulluk derken, halkı bir araya getiren bu şiir, Cumhuriyet’in ilk yıllarında millî birlikteliğin bir sembolü haline gelmişti. İstiklal Marşı, işte bu dönemin özüdür. Çünkü Akif, sadece dönemin ruhunu değil, halkın moralini de yükseltecek bir iş yapmıştı. Ve bu, sadece bir şairin yapabileceği bir şeydi.

Akif’in Zamanındaki Sorunlarla Bizim Bugünümüz Arasındaki Farklar

Şimdi, biraz da bugüne bakalım. İzmir’de sokakta yürürken, çevremde duyduğum sohbetlerde genellikle şunları duyuyorum: “İşimizi bulamıyoruz, toplumumuzda huzur kalmadı, ne olacak bu ülkenin hali?” Tamam, evet. Akif’in zamanındaki gibi büyük sorunlar belki yok ama yine de zaman zaman bu tür “dönemsel” şikayetler duyuluyor. İşte, Akif’in şiirlerinin zamanla nasıl evrildiğine bakarsak, aslında bugün de hala dönemsel sorunları anlatan şairlere ihtiyacımız var.

Benim gözümde, Akif’i anlamanın yolu, sadece eski metinlere bakmakla kalmıyor; onun nasıl düşündüğünü, o zamanın halkına nasıl hitap ettiğini de anlamak gerekiyor. Bazen, sıradan bir sohbetin içinden bile Akif’in şiirlerinin yankılarını duyabiliyoruz. O yüzden, Akif’i anlamak, bir dönemin yalnızca tarihini anlamak değil, o dönemin sosyal ve duygusal yapısını da anlamak demek.

Sonuç: Akif’in Zamanı ve Dönemi

Sonuç olarak, Mehmet Akif Ersoy, Osmanlı’nın son yılları ve Cumhuriyet’in ilk yılları arasında bir dönemin şairi olarak, Türk milletinin vicdanını, toplumsal sorunlarını ve milli değerlerini kaleme aldı. O dönemdeki çalkantıları, halkın ruh halini anlamak için Akif’in şiirlerine başvurmak bir gereklilik haline geldi. Ne de olsa, Akif’in şairliği de, tıpkı ben bir İzmirli olarak hayatı biraz fazla sorgulayan biri olarak düşünüyor olmam gibi, her zaman büyük bir dönemin içsel bir yansımasıydı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler
Sitemap
grandoperabet resmi sitesitulipbetgiris.org